Beni Kasabın Elinden Kurtar |
Mevlânâ hazretlerinin sağlığında
kasabın biri, bir öküzü kesmek için satın aldı. Öküzün
ayaklarını bağlayıp yatırmak istediğinde, öküz, ipleri
koparıp kaçtı. Kasap arkasından yakalamak için koştuysa
da yetişemedi. Öküz, Mevlânânın babasının mezarı
yakınlarına geldi. O esnâda mezarın başında Mevlânâ
Kurân-ı kerîm okuyordu. Hâl lisânıyla ona;
"Beni
bu kasabın elinden kurtar." dedi. Mevlânâ, öküzün
üzerine elini koyup okşadı; "Üzülme, cenâb-ı Hak her
şeye kâdirdir." buyurdu. Bu sırada kasap, elinde urgan
ve bıçak olduğu hâlde soluk soluğa çıkageldi. Mevlânâ
gelen kasaba, öküzün âzâd edilmesini, hürriyetine
kavuşturulmasını istedi. Kasap da Mevlânâ hazretlerinin
hatırı için öküzü âzâd etti. Kasap gidince Mevlânâ,
mübârek elini öküzün üzerine koyup duâ etti ve o günden
sonra bir daha o öküzü gören olmadı. Bunun üzerine
Mevlânâ; "Bu öküz, kesilip pişirilecek zamâna gelmiş
iken, bizim tarafımıza gelmek sûretiyle, kesilip
parçalanmaktan kurtuldu. İşte bunun gibi bir insan da,
Allahü teâlânın evliyâsına cân u gönülden teslim olup
emirlerine uygun yaşar, ona talebe olursa, kıyâmet
gününde Cehenneme götüren meleklerin elinden kurtulur."
buyurdu.
| |